Eleştiri: Merkeziyetsiz ve Otonom
Bu hafta da söz verdiğim gibi DAO’ların dezavantajlarına değineceğim, bir eleştiri niteliğinde olacak bültenimiz. İlk etapta bahsederken ne kadar övdüğümü ve ne kadar ideal bir sistem gibi lanse ettiğimin farkındayım, ancak her sistemin sıkıntıları mevcut. Nasıl ki mükemmel insan yoksa, mükemmel bir yönetim şekli de yok gibi. Belki de biz insanlar olarak mükemmel olamadığımız için durum böyle zaten. İncelediğimiz yapıları olabildiğince fazla açıdan görebilmek ve gösterebilmek görevimiz.
Pek çok DAO’nun amacının benzer parlaklıklarda zekaya sahip insanlar için özerk ve merkeziyetsiz yönetimler oluşturmak olduğunu biliyoruz, hatta ezberledik. Aynı amaçlara sahip 10-20 civarında kişiden oluşan topluluklar için mantıklı bir yönetim şekli olmakla birlikte geleneksel yönetimlere kıyasla bu topluluklar çok daha samimi bir şeffaflık sağlayabildiği için tercih edilesi sistemler de olabiliyor. Mesela yardım toplamak için de ideal olabiliyor bu organizasyonlar, çünkü herkes toplanan fonların nereye gideceğini, neler için kullanılacağını görüyor. Zamanımızda hayır kurumları da pek çok kişinin samimiyetini sorguladığı bir şey haline geldiği için DAO’lar buna da bir çözüm niteliği taşıyor.
Peki bir DAO'nun size göre olmadığını nasıl anlayacaksınız?
Karar alım mekanizmalarına kendi yorumunu getiren DAO’lar büyük şirketler için problemler yaratabilir. Eğer 100’den fazla çalışanınız varsa herkese bir karar çerçevesinde oy kullandırtmak sizi yorabilir ve beraberinde pek çok sıkıntıyı getirebilir. Aklınıza meclisleri getirin, parlamenter sistemlerde siz kendi adınıza karar verecek vekilleri gerekli konumlara getirirsiniz. Onlar ise her türlü kararda sizin adınıza oy kullanır. Şimdi bir de her türlü oylamada halkın her üyesinin oy kullandığını düşünün. Düşünemezsiniz diye tahmin ediyorum. Dolayısıyla çok büyük organizasyonlarda DAO’nun tam olarak benimsenmesi pek çok sıkıntı doğurabilir.
Özellikle de yeni sistemler ile birlikte bir Web3 uygulamasında, her şey ışık hızına yaklaşırken herkesin oyunu almak pek mümkün görünmüyor gözlerimize.
Evet, bu yönetim biçimi gelecekte çok daha popüler olacak bir model gibi görünse de DAO’ların hala gelişmekte olduğunu hatırlamak lazım. Az önce bahsettiğimiz oylama probleminin yanında aynı zamanda bu özgürlüğün kötüye kullanılabileceğini de düşünmeliyiz. Yönetişim tokenları sayesinde yönetimde oynadığınız rolün arttığını biliyoruz ve bu token’ların adil olmayan dağıtımı veya maddi avantajlar sonucunda bireylerin istekleri olmaması gereken şekillerde önem kazanabilir. Bu da yine dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi.
Bir başka dezavantaj ise güvenlik problemi olarak karşımıza çıkıyor. DAO’lar bildiğiniz üzere akıllı kontratlar ile işliyor, ve bu akıllı kontratlarda açıklar olması sistemde açıklar olması anlamına geliyor.
Teknik açıdan eksikleri olan bir DAO’ya ne kadar güvenebilirsiniz? Emeğinizi veya yatırımlarınızı ne kadar emanet edebilirsiniz?
Konuşmamız gereken en önemli ayrıntılardan bir tanesi ise eğitim. Evet, doğru duydunuz! Üyelerin kararlarda mantıklı davranabilmesi ve kârlı olan yönlerde oy verebilmesi için sistemi anlamaları, eğitilmiş olmaları gerekiyor. Çoğu teknik konuda dışardan gelen bir yatırımcı mantıklı düşünemeyebilir, işin kötüsü düşündüğünü sanabilir. Kendisine güvenip yanlış kararları destekleyebilir. Bu da sistemi hoş olmayan durumlara sürükleyecektir.
Ek olarak bu sistem bizi “Bikeshedding Effect” olarak da bilinen, önemsiz ayrıntılara fazla vakit harcanması şeklinde özetleyebileceğimiz fenomen ile başbaşa bırakabilir.
Üretkenliğimize hasar verebilir, bizi üzebilir.
Şimdi dilerseniz haftanın gelişmelerine biraz göz atalım.
Defalarca söylediğimiz kripto kışının FTX olayları ile birlikte biraz daha karasallaşması üzerine aslında oldukça karamsar bakmaya başlamış olabiliriz piyasalara. Ancak belki de durum sandığımız kadar karanlık değil, hatta “Merkeziyetin Lanetleri” isimli bültenimizde de bahsettiğimiz sıkıntılardan uzaklaşıp merkeziyetsizleşme yolunda ilerleyecek gibiyiz. Bu doğrultuda da gözler hemen DeFi, yani merkeziyetsiz finans’a çevriliyor.
Muhabbit, DeFi alanında yaşanan gelişmeleri derlemiş, bize bir özet olarak sunmuş. Onların özetinin de özetini size aktarmak gerekirse, Onomy DeFi protokolünün 10 milyon dolar yatırım almasıyla başlayabiliriz. Bu protokol, Cosmos blok zincir temelli bir ekosistem, aslında yabancı borsa piyasasını ve merkeziyetsiz finansı bir araya getirmeyi amaçlıyor. Yatırımcılar arasında isimlerini epey duyduğumuz Ava Labs da bulunuyor.
Aynı zamanda Cardano’nun sermaye ve projenin zamanlaması ile ilgili belirsizliklerden ötürü DeFi projelerini askıya aldığı duyuruldu. Geçtiğimiz yıl umut veren yatırımlar alan Ardana projesi, maalesef bu kötü gidişattan etkilenenlerden oldu. Umarız ki bu durum kalıcı değildir.
FTX'in CEO'su Bankman-Fried, 13 Aralık tarihindeki duruşmada ifade vereceği açıklandı, söz konusu duruşmanın piyasaları etkileyebileceğinin bilincinde haftamıza devam edelim. Bakalım neler olacak? FTX skandalı ile ilgili bültenimizi okumak veya dinlemek için tıklayabilirsiniz.


Bu haftanın gelişmeleri bu şekildeydi, sizlere gelecek Pazar daha mutlu haberler ile hitap etmeyi umuyoruz. Umuyoruz ki gününüz huzurlu ve güzel geçer ve diğer günlerinize ilham olur.
Bizi ilgilenebilecek, okurken zevk alacak insanlarla buluşturmak isterseniz bit.ly/merkezsizbulten linkimizi kullanabilirsiniz.
Ek olarak, Twitter profilimizi takip ederek hafta boyunca gelişmelerden haberdar olabilirsiniz.
Haftaya görüşmek üzere,